Salı, Eylül 09, 2008

Çocuk Olmak: 32 – 20 – 14 – 1 – 21

DÜZCE - Cumayeri İlçesi’ne bağlı Dededüzü Köyü’ne Mardin’den fındık toplamaya gelen 14 yaşındaki Leyla Turgut, tarla sahibi 32 yaşındaki Necdet Torunoğlu’nun açtığı ateş sonucunda öldü. Gözaltına alınan bahçe sahibi, hasat sonu kutlaması nedeniyle havaya ateş ederken kaza kurşunuyla genç kızı vurduğunu ileri sürerken, fındık işçileri bahçe sahibinin kendilerine öfkelenip ateş açtığını iddia etti. Mardin’den mevsimlik işçi olarak Düzce’ye gelen 20 kişilik grup, Dededüzü Köyü’nde Necdet Torunoğlu’nun bahçesinde çalışmaya başladı. İşçilerden 14 yaşındaki Leyla Turgut, iddiaya göre dün akşam işçilerle toplantı yapan tarla sahibinin silahından çıkan kurşunun kalbine isabet etmesi sonucu yaralandı. Hendek Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç kız kurtarılamadı. Mardin kökenli işçilerin kâhyalığını yapan Ali Aktaş, olayı görmediğini belirterek, “Bahçe sahibi Torunoğlu işçileri akşamüzeri bir araya toplayıp ‘Size verdiğim para haram olsun, çalışmıyorsunuz’ diyerek havaya ateş ederken Leyla’yı vurmuş” dedi. Olay sonrası tarla sahibi Necdet Torunoğlu tabancası ile birlikte Gümüşova jandarması tarafından gözaltına alınırken, verdiği ifadede fındık hasadının bitmesi nedeniyle gelenek olarak kutlamak amacıyla havaya ateş açtığını, tutukluk yapan tabancayı kurcalarken de genç kızı kaza ile vurduğunu söyledi. Leyla Turgut’un cesedi ise otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. (dha)

Leyla’nın nasıl öldüğünü bilmenin burada bir yarar getireceğini düşünenler yanılıyor: Sevinçle mi, öfkeyle mi? Bu adamların sevincini öfkesinden ayırt etmenin bir yolu yok ve evet, gereği de yok. “Tarla sahibi”, “bahçe sahibi”, giderek Leyla’nın kolgücünün sahibi, kendi silahının sahibi, kendi sevincinin ya da öfkesinin sahibi, kâhya Ali Aktaş’ın sahibi, belki gerçekten de “haram” söylemi üzerinden “helal” olanın sahibi… bütün bu iyeliklerin önde gelenlerinin dayanak noktası da, sonucu da “32 yaşında” olanın silahı: Daha doğrusu burada 32 yaşında olmanın silahının 14 yaşında olmaya doğrultulması: 20 kişilik işçi grubunun 14 yaşında olanını öldüren 32 yaşındaki bahçe sahibi: 20 1432. Üç iki basamaklı sayı kendi başlarına size ne anlatabilir, bir silah söz konusu olmasaydı? Mevsimlik İşçi Avı Sezonu her açıldığında Leyla bahçe sahiplerinin menziline giriyor zaten; sömürünün atış poligonu, üretimin kurban töreni, şimdiden ileride dönüşeceği sayının gölgesinde dinlenmeye hazır, bir hayat olamamış bir ömür: 15 yaşında vurulsaydı katili 33 yaşında olacaktı, 16 yaşında ölseydi katiline “34 yaşındaki” diyeceklerdi: Okula gidiyor idiyse eğer, aralarındaki ilişkilerin öğretildiği matematik dersinde bütün bu sayılar, bütün bu yaşlar, bütün bu menziller, bütün bu tarihler, bütün bu kalibreler yapışacakları istatistiklerin ağırlığını yine de taşıyacaklar mıydı üzerlerinde? Leyla sevinç yüzünden mi öldü, öfke yüzünden mi? Böyle iki olasılık var mı gerçekten yargılayanların önünde? Hasat sevinciyle havaya doğrultulmuş bir silahta öfkenin, azarlama hakkıyla havaya doğrultulmuş bir silahta bu yöndeki özgürlüğün getireceği sevincin izi sürülemez mi? “32 yaşındaki bahçe sahibi” silahını Leyla’ya can sıkıntısından çevirmiş olsa ne değişir burada? Toprak sahipleri neyi yapmaya güçleri varsa onu yapmaya hakları da olduğunu düşünmek üzere kurarlar kendilerini. Ortada kabaca “telef” olmuş bir (sayıyla 1) işçiden fazlası yoktur aslında dönen bu düzen için: Çünkü “bahçe sahibi” 1 kişi, Mardin’den gelen grup 20 kişi: Bu azımsanmayacak farka rağmen şimdi o yine 1 kişi ama grup 19 kişi: Sayıların savaşını izleyebiliyor musunuz? Bu aritmetiğin neye işaret ettiğini görebiliyor musunuz, neyi “haklı” ve “kalıcı” olarak işaretlediğini? Dört işlem 14 yaşındaki Leyla’yı daha ne kadar kendi sayısına hapsedebilir, erkeklerin dünyasında? İşçiler, 19 kişi, bahçe sahibi 1 kişi, kâhya 1 kişi: Bu 21 kişiye karşı Leyla T., 1 kişi. Bu “-1”in aynı zamanda Leyla’nın çocuk yaştaki kol emeğinin sömürüsünün tarihine “+1” olarak kaydedileceğini anımsayanlar, bu hayatın sayılarına düşman kalacaklar. Paslanmasın diye Leyla’nın kanıyla yağlanan toprak mülkiyeti rejiminin dişlileriyle Devlet İstatistik Enstitüsü’nün ve Nüfus Müdürlüklerinin matematiğinin dişlileri aynı şeyin sağlamasını yapacak, mahkemede, suçlunun sevinç mi, öfke mi olduğuna karar vererek; ama Leyla’yı bu silahın menziline yerleştirenler çok iyi biliyorlar ki, ilk sahnede görünen o silah, ille de patlayacak. 14 yaşında bir kalp yalnız 1 kurşun taşıyabilir: Devletin televizyonundaki Bir Kelime Bir İşlem yarışmasında verilsin bu sayılar bakalım, kim doğru sonuca ulaşabilecek? 32 – 20 – 14 – 1 – 21
Yazı sonrası... Ozan K. tarafından yazıya yapılmış ek: Başka sayılar da var. Leyla, Cemal ve Felek Turgut çiftinin 7 çocuğunun 4.'sü imiş. Baba Cemal Turgut 5 yıl önce 38 yaşında vefat etmiş. Leyla fındık toplamaya okul masraflarını karşılayabilmek için gelmiş. Tam da "bu" matematiği öğrenebilmek için yani. Ve muhtemelen elinde penisi gibi salladığı silahını Leyla'ya doğrultan hayvan da Leyla'ya fındık toplaması için günlük 15 YTL veriyormuş.
Özlem Z. tarafından yazıya düşülmüş şerh: Olayın bütün iç acıtan her şeyi bir yana, olayın haberinde geçen sayılara neden bu kadar odaklanıldığını anlamakta güçlük çekiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Words Words Words" (Hamlet)