Cumartesi, Eylül 20, 2008

Çocuk Olmak: Küçük Prens üzerinde "büyük" oyunlar

-->
J’avais ainsi appris une seconde chose très importante :C’est que sa planète d’origine était à peine plus grande qu’une maison! Ça ne pouvait pas m’étonner beaucoup. Je savais bien qu’en dehors des grosses planètes comme la Terre, Jupiter, Mars, Venus , auxquelles on a donné des noms , il y en a des centaines d’autres qui sont quelquefois si petites qu’on a mal à les apercevoir au télescope .Quand un astronome découvre l’une d’elles , il lui donne pour nom un numéro. Il l’appelle par exemple: “l’astéroïde 325” .J’ai de sérieuses raisons de croire que la planète d’où venait le petit prince est l’astéroïde B 612.Cet astéroïde n’a été aperçu qu’une fois au télescope , en 1909 , par un astronome turc. Il avait fait alors une grande démonstration de sa découverte à un Congres International d’Astronomie. Mais personne ne l’avait cru à cause de son costume .Les grandes personnes sont comme ça . Heureusement pour la réputation de l’ astéroïde B 612 un dictateur turc imposa à son peuple , sous peine de mort, de s’habiller à l’européenne .L’astronome refit sa démonstration en 1920, dans un habit tres élégant. Et cette fois-ci tout le monde fut de son avis. (A.S. Exupery, Le Petit Prince)
Bereket versin, Astroid B-612'nin onurunu korumak için bir dediği dedik Türk önderi tutmuş bir yasa koymuş: Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyinecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şık giysiler içinde kurultaya gelmiş. Tabii bütün üyeler görüşüne katılmışlar. (Tomris Uyar, Can Yayınları) 

Astroid B-612'nin şöhreti için, şükür ki bir Türk yönetici Avrupa giysileri giymeleriyle ilgili bir kanun yaptı. Böylece 1920'de astronom delillerini etkili bir biçim ve kibarlıkta giyinmiş olarak yeniden verdi. O zaman herkes onun raporunu kabul etti. (Emine Erendor, Barış Dağıtım) 

Ama 1920 yılında aynı gökbilimci Avrupalı gibi giyinmiş olarak tezini tekrar ileri sürdüğü vakit, herkes kendisine inanmıştı. (Filiz Borak, İnkılap Kitabevi) 

Her ne ise çok iyi bir rastlantı olarak büyük ve değerli kumandan Atatürk bütün Türklerin Avrupalılar gibi giyinmelerini sağladı. Böylelikle daha sonraları Türk astronomu Avrupalılar gibi giyindi ve düşüncesini tekrarladı ve B-612 astroidinin gerçek olduğu kabul edildi. (Emel Tanver, Düşünen Adam Yayınları) 

Astroid B-612'nin talihi varmış ki, büyük bir şef Türkleri Avrupalılar gibi giyinmeye zorladı. Astronom açıklamasını çok şık bir giysi ile 1920’de bir kez daha tekrarladı. Ve bu sefer herkes ona hak verdi. (Aygören Dirim, Esin Yayınevi) 

Astığı astık kestiği kestik korkunç bir önder geçmiş Türklerin başına. Halkı yasa zoruyla Batılılar (Amerikalı ve Avrupalı) gibi giyinmeye mecbur etmiş. Buna karşı çıkanları öldürtmüş. Fötr şapka giymeyenlere işkence ettirmiş. Kravat takmayan öğrencileri okuldan, memurları dairelerinden attırmış. Sokağa başını örterek çıkan kadınların örtülerini, genç ihtiyar demeden polis ve jandarma eliyle açtırmış. Bütün bunlardan sonra B-612'ciğin Türkler tarafından keşfedildiği kabul edilmiş. Türk gökbilimcinin 1920 yılında ayağında pantolonu, sırtında smokini, sadece kulaklarının üst kısmında kalmış biryantinli saçları ve boynunda papyonuyla bir Batılı gibi giyinmiş olarak yaptığı konuşma ve kendinin değil Batılıların harfleriyle hazırladığı belgeler, alkışlarla karşılanmış... İşte (Batılı ve onlara benzemeye çalışan) büyükler böyledir. (Muharrem Ekisçeli, Nehir yayınları – Kitap toplatılmış

Mutlu bir rastlantıyla, Asteroid B612’nin ünü kurtuldu. Çünkü dediği dedik bir Türk önderi halkını, ölüm cezasıyla korkutarak, Avrupalılar gibi giyinmeye zorladı. Bunun üzerine aynı gökbilimci 1920 de açıklamasını batılı bir kılıkla yaptı. Ve bu sefer herkes onun görüşüne katıldı. (Azra Erhat, Sim Yayınları)

Neyse ki dediği dedik, sınırsız yetkili bir Türk başkanı çıkmış da halkını ölüm cezasıyla korkutarak Avrupalılar gibi giyinmeye zorlamış B 612’nin ününü kurtarıvermiş bu yoldan. Pek ince beğenili bir giysiyle gökbilimci, 1920’de tanıtlayıcı açıklamasını yeniden sunmuş. Bu kez herkes katılmış ileri sürdüğü görüşe. (Selim İleri, Bilgi Yayınevi)

 Bereket versin, Asteroid B 612’nin onurunu kurtarmak için bir dediği dedik Türk önderi tutmuş bir yasa koymuş. Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyinecek uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şık giysiler içinde kurultaya gelmiş. Tabii bütün üyeler görüşüne katılmışlar. (Cemal Süreya, Cem Yayınevi)

Ama Asteroid B612’nin gene şansı varmış: 1920 yılında buyurgan bir Türk hükümdarı yurttaşlarının bundan sonra Avrupalılar gibi giyineceklerine, buna uymayanların ölüm cezasına çarptırılacağına ilişkin bir yasa çıkarmış. Böylece o gökbilimci 1920’de buluntusunu kongreye yeni baştan sunmuş ama bu kez etkileyici bir çalım ve şıklıkla giyinmiş olarak. Ve bu kez onun bildirgesini herkes benimsemiş, doğallıkla. (Nihal Yeğinobalı, Engin Yayıncılık)

Bir süre sonra bir Türk lideri herkesin Avrupalılar gibi giyinmesini zorunlu kılmış, hatta buna uymayanları ölümle cezalandıracağını söylemiş de, 1920 yılında aynı gökbilimci etkileyici ve şık bir giysiyle Asteroid B 612’yi tanıtabilmiş. Bu kez herkes ilgiyle izlemiş onun söylediklerini. (Fatih Erdoğan, Mavibulut Yayınları)

Yukarıdaki çeviri örnekleri iki ayrı kaynaktan derlendi:

5 yorum:

  1. Ama, asteroid B612'nin şansına; dediği dedik bir Türk lider, karşı çıkanları ölüm cezasıyla tehdit ederek, halkının Avrupalılar gibi giyinmesini şart koştu. 1920'de, aynı gökbilimci, aynı bildiriyi, bu kez çok şık giysiler içinde sundu. E, tabii, o zaman cümle alem gökbilimcinin görüşünü kabul etti. (Sumru Ağıryürüyen - Mavibulut Yayıncılık)

    En iyi çeviriye yer vermemişsiniz gibi :)

    YanıtlaSil
  2. En iyi midir, bilemem; ama çok yerinde bir katkı. İçten teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. SANDER yayınlarından çıkan çeviriyi almamışsınız ki bugüne dek yaşayan en iyi çevirisidir herhalde Küçük Prens'in ve söylenecek söz yoktur.

    YanıtlaSil
  4. Yukarıdaki derlemenin bütün çevirileri bir araya getirmek gibi bir amacı yoktu. Söz konusu iki eserde derlenenlerle sınırlı tutulmuştu. Okuyucuların katkılarıyla gelişecek bir liste. Sander baskısı sizde varsa Ağıryürüyen çevirisiyle birlikte metne ekleyebiliriz.

    YanıtlaSil
  5. 2 sene öncesinde Tomris Uyar çevirisini okumuştum. Bu kadar gündeme gelince tekrardan okumaya karar verdim ve Sumru Ağıryürüyen çevirisi ile okudum. Şimdi kitabın bir özelliği var. Her okuduğunuz zaman farklı bir anlam çıkarabiliyorsunuz ama Mavi Bulut çevirisini muhakkak okuyun. Diğer çevirilerini okumayan biri olarak bende en iyi çevirinin Sumru Ağıryürüyen olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil

"Words Words Words" (Hamlet)