Cuma, Ekim 03, 2008

Proscenium Arch

Proscenium Arch, bir çerçeveleme deneyi(mi)dir ve ömrü şimdiden biçilmiştir. Onun, görünürlüğü sağlayan görünmez çerçevenin sınırlarını çizen yazarları, deneyi deneyim haline getirecek olan parantezleri öncelikli olarak bir “ekip çalışması” temelinde açmaya çalışır. PA’nın yöntemleri arasında bu türden birlikte çalışmalar ve birbirine yetenekleri ve arzuları doğrultusunda ödev vermeler geniş yer tutar. Asli olmasa da, çalışmalardan “asgari” olarak beklenen yaklaşım “eleştirel” bir bakışın ilk anda görünmeyen şeyi ya da şeyleri görünür hale getirmesi, ama “anlaşılır” ile “pornografik” arasındaki çizgide kaybolacak denli izanını yitirmemiş olmasıdır. Proscenium, ilgilendiği konuların bir dökümünü daha iyi bir yöntem buluncaya dek “linkler / bağlantılar” biçiminde listeler: Bu yöntem, bir kereliğe özgü ya da sürekli çalışma gruplarının oluşmasını kolaylaştırmak amacını güder; ama kendini “ciddi” göstermek gibi bir isteği ilkesel olarak taşımaz. Bu konular arasında olaylar ya da olgular olabileceği gibi, nesneler ve durumlar da yer alabilir. Aslolan, çoğu durumda, egemen kodları görünür hale getirmek ve bu görüntüyü yeniden kurgulamanın araştırmasını yapmaktır ve yazarın (ya da yazarların) bunu nasıl yapacağı bütünüyle kendi inisiyatifindedir. “Egemen kod” denilen şey cinsiyetçilikten faşizme, sol fetişlerden milliyetçiliklere, gramer incelemelerinden Proscenium Arch da dahil olmak üzere “-mış gibi” yapmanın yanılsamalarına kadar geniş bir alanı kapsar. Bu kodlamanın tanımını Theodor Adorno’nun “Diyalektik akıl, karşısında egemen akıl durduğu sürece akıldışı olan şeydir” önermesine dayandırıyoruz: Akıldışı kalabilmek için egemenin aklının ve aklın egemenliğinin “saptanabilmesi”, bizce, bakışlarımızın dostlarla sohbet edebilmesini gerektirir. Şu haldeki genel çerçevede, PA’nın egemen tanımının mutlak değilse de başat göndermesinin Theodor Adorno’ya, birliktelik tanımının Michel Foucault’ya, devrimci sohbet tanımının Ulus Baker’e dayandırıldığı söylenebilir. Proscenium bu sohbetle sınırları deneyimler: Metafiziğin aşılması yönündeki büyük projenin gözükaralığını paylaşmakla birlikte radikal teorinin Derridacı “sınırı eşiğinden çıkarma” tasarımını da olumlayan bir sınır ihlalidir bu. Bu ihlal, eve dönüş yolunun etkin biçimde unutulmasını ve sınırda, sınırın geçilebilir kalması için “nöbet” tutacak yapıtların üretilmesini gerektirir. Yeni sahneleme araştırmalarına, yeni sahneleme tekniklerinin çözümlenmesine ve iş gören direniş tekniklerinin denenmesine, egemen bilgi dolaşım sistemlerinin kodlarının çevresinde çatılan ve sayılarla ifade edilebilen direkler arasındaki yıkımın şenliğine, şantiye bölgesine yapılan davete icabet edenler, Artaudcu muhayyilenin, Brechtyen tahayyülün, Barthesçı göstergebilimin, Vertovcu özne-sizleşmenin, Kinskici ihanetin, kendi referans sisteminin yok olma koşulunu üzerinde imha etmeye hazır bir metin sökme biçimi ile Derridacı "halin" bir maskeli balo salonunda dans etmeye başlamak için okurun işaretini beklediklerine tanık olabilir: Ancak Proscenium Arch’ın saha çalışmaları web üzerinden günlüklenmeyecektir. Bu günlüğü izleyecek ve çalışmalarına aktif olarak katılmak isteyecek okurların editörlerle iletişim kurması ve kapalı devre posta grubuna katılabilmesi gerekir. Bu katılım büyük oranda grup çalışmalarına katkıda bulunmakla olanaklı olsa da, bütün bu asık suratlı bildirimlerin söylemeye gerek duymadığı şeyler, kahkahanın ve ironinin gücü, zekâ ve kendi gündemini çizebilme cesareti, Proscenium’un yapısını dönüştürebilme, onun sapma eğilimini gözlemleyebilme, onu saptırabilme isteği, bir sokak köpeğinin iki kaldırım arasında yer değiştirmesinden o köpeği çevreleyen hayatın diğer görünümlerine dek, yaşayanı ve ölmekte olanı dostları için işaretleme arzusu… gibi şeyler de “bizi burada” yazar ve çizer halde tutan şeylerdir, sadece okunmakla bile. Kısacası, PA için yazarlar kadar okurlar da “varlığını kanıtlaması gereken” kişilerdir. Ki zaten yazarın ve okurun yaptıkları şey adlarındaki fiillerin yer değiştirmesinden başka bir şey değildir: Yazar, okur olmak için yazar, okur, yazar olmak için okur: Bu sohbet biçiminin “enerjetik” yüklerini bir “devrim oluş”a doğru itekleyen şeyin mümkün olduğunu, mülkünden feragatin ne olduğunu Ulus Baker hepimize ikna edici biçimde ölerek kanıtlamış durumda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Words Words Words" (Hamlet)