Çarşamba, Temmuz 22, 2009

Zaman zıvanadan çıkmış / Gilles Deleuze

... Yasa, yargısından ayrılmaz ve yargı da uygulamadan, infazdan ayrılmaz. Birinci olarak yasa geliyorsa, “suçlamayı”, “savunmayı” ve “kararı” birbirinden ayırt etmesinin hiçbir yolu yoktur. Yüreğimizde ve etimizde bıraktığı izle karışır. Ama bu şekilde bize hatalarımızla ilgili nihai bir bilgi bile vermez. Zira iğnesinin üzerimize yazdığı şudur: Ödev gereği davran (yalnızca ödeve uygun olarak değil)... Başka hiçbir şey yazmaz. Freud göstermiştir ki, ödev bu anlamda çıkar ve eğilimlerden vazgeçmeyi gerektiriyorsa, yasa da, bizim vazgeçişimiz ne kadar derin olursa o kadar güçlü ve sert bir şekilde uygulanacaktır. O halde yasaya ne kadar titizlikle uyarsak, yasa da o kadar sertleşir. En erdemli kişilere bile hoşgörülü davranmaz [Her itkisel vazgeçiş, bilinç için bir enerji kaynağı haline gelir, sonra her yeni vazgeçiş sırasıyla onun sertliğini ve hoşgörüsüzlüğünü yoğunlaştırır (Freud).]. Bizi asla muaf tutmaz, kusurlarımızı ya da hatalarımız kadar, erdemlerimiz sonucunda da: Beraati de her an yalnızca görünüştedir ve ahlaksal bilinç, yatışmaktan çok tüm vazgeçişlerimizle birlikte pekişir ve daha sert darbeler indirir. Bu Hamlet değil, Brütüs’tür. Yasa, beslendiği vazgeçişi olanaksız kılmadan, kendi üzerindeki gizi nasıl kaldıracaktır? “Spekülatif aklın güçsüzlüğüne çare bulan” bir beraat ancak umut edilebilir, o da belirli bir anda değil, yasayla hep daha titiz bir upuygunluk içinde sürekli yol alan bir ilerleme açısından (ahlaksal gelişme içindeki direnmenin bilinci olarak günahtan kurtulma). Yaşamamızın sınırlarını aşan ve ruhun ölümsüzlüğünü gerektiren bu yol, bükülmez ve kesintisiz zamanın, üstünde yasayla sabit bir temas içinde kaldığımız düz çizgisini izler. Ama bu belirsiz uzatma, bizi cennete götürmekten çok, şimdiden şu fani dünya cehennemine yerleştirir. Ölümsüzlüğün habercisi olmaktan çok bize “ağır bir ölüm” saçar ve yasanın yargısını ertelemeyi sürdürür. Zaman zıvanasından çıktığında, ağır ölümün, ertelenmiş yargının ya da sonsuz borcun bitimsiz yolunu izlemek üzere, antik hatalar ve bedeller döngüsünden çıkmalıyız. Zaman bize, Kafka’nın Dava’daki seçeneğinden başka hukuksal seçenek bırakmaz: ya “görünüşte beraat” ya da “sınırsız erteleme”.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Words Words Words" (Hamlet)