Salı, Ekim 20, 2009

...

…/ François Zourabichvili

25.Demek ki olay, tarih fikrini krize sokmaktadır. Olup biten şey, olup bittiği ve geçmişten koptuğu ölçüde, tarihe ait değildir ve onun tarafından açıklanamaz. Ya hiçbir şey olup bitmez; ya da tarih, indirgenemez oluşların birbiri ardına gelişinin türdeş ve türdeşleştirici bir temsilinden ibarettir.

26.Modernliğimizi tanımlamaya yetebilecek büyük bir bezginlik, bir yorgunluk yaşıyor olmamız mümkündür: ama tahammül edilemez’e, yani basit durumlar karşısında bizi paradoksal olarak duygusuz, amacını yitirmiş, silahsız kılan ve klişelerin evrensel yükselişi karşısında aciz bırakan bu duyguya duyarlılık, kelimenin hiç ahlaki olmayan anlamında olumlu bir beliriveriş teşkil eder – daha önce var olmayan ve yeni bir düşünce imgesi getiren bir şeyin beliriverişi. Muhakkak ki çağdaş düşünce belli bir kopuşa tanılık etmektedir. Ama tam da şunu sormalıyız: “Ne oldu?” yani bir o kadar da: felsefe ne olmaktadır.

27.Şeylerin ve kişilerin, daima başladıkları çağda kendilerini saklamaya zorlanmış, saklamaya belirlenmiş oldukları bilinir. Başka türlüsü nasıl olabilirdi ki? Onlar kendilerini henüz beraberinde taşımayan bir birlikteliğin (ensemble) içinden çıkarlar ve dışarı atılamamak için henüz muhafaza ettikleri bütünle ortak olan karakterlerini ön plana çıkarırlar. Bir şeyin özü asla başta değil, ortada ortaya çıkar: gelişimin akışında, güçleri sağlamlaşmış haldeyken.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Words Words Words" (Hamlet)