Pazar, Ocak 02, 2011

... didişimci olmayıp feylesof olduğumuz (Platon)

Sokrates - Şimdi bilginin gerçekten ne olduğunun, zannederim, tekrar baştan incelenmesi gerekiyor. Ama ne yapmak düşüncesindeyiz, Theaitetos?

Theaitetos - Neyi kastediyorsun?

Sokrates - Biz, zafere erişmeden kavgayı terk edip öten âdi bir horoza benziyoruz.

Theaitetos - Ne gibi?

Sokrates - Öyle görünüyor ki, biz sözlerimizde çelişkiye düşerek sırf söz uygunlukları üzerinde uyuştuk ve meseleyi bu şekilde halletmekle yetiniyoruz; didişimci olmayıp feylesof olduğumuzu iddia ederken farkına varmadan tamamıyla şu yaman adamların yoluna girdik.

Theaitetos - Ne demek istediğini henüz anlayamıyorum.

Sokrates - O halde bu sorun hakkındaki düşüncemi sana açıklamayı denemek isterim. Bir şey öğrenilince ve bu hatırlanınca, bunun bilinip bilinmediğini soruyorduk; sonra da ispat ettiği bir şeyi gören ve gözlerini kapayan bir kimse, o şeyi görmeden de hatırlar. Fakat bu da olanaksızdı. Böylece Protagoras'ın masalı, aynı zamanda senin bilgi ile algıyı aynı kılan masalın yok oluyordu.

Theaitetos - Öyle görünüyor.

(Platon, Theaitetos 164 c - e)

P.S. Serdar A.'ya teşekkürler.

2 yorum:

  1. bilgi ile algıyı aynı kılan masalın yok oluyordu..

    bilgi ile algının aynı kılınması..evet bu bir masalın parçası..

    YanıtlaSil
  2. Sanıyorum "mülkiyet" talebi zamanımızın masalını oluşturuyor. Şimdiki zamanımızda hükümranlık kurmayan algı'nın bilgi'ye dönüşmesinde galiba masalların sirayetinden korunmaya çalışıyorlardı. Hayalle karışık bunu böyle anımsıyorum.

    YanıtlaSil

"Words Words Words" (Hamlet)