Cuma, Şubat 18, 2011

Devrim, tarihin ufkunda görünüşünden bu yana çifte bir yüz göstermiştir:

Devrim, tarihin ufkunda görünüşünden bu yana çifte bir yüz göstermiştir: Edim halindeki akıl ve tanrısal edim, akılsal belirleme ve tansıksal eylem, tarih ve söylence. Aklın en güçlü ve aydın biçimi olan eleştirinin çocuğu olarak Devrim hem yaratıcı hem de yıkıcıdır; ya da, daha doğrusu, yıkarken kurar. Devrim, eleştirinin ütopyaya dönüştüğü, ütopyanın da bir grup insanda ve bir eylemde ete kemiğe büründüğü andır. Aklın yeryüzüne inişi gerçek bir yortu olmuş ve kahramanlarınca, sonra da yorumcularınca böyle yaşanmıştır. Yaşanmış diyorum, düşünülmüş değil. Hemen tüm yandaşları için Devrim, aklın bazı öngerçeklerinin ve toplumun genel evriminin bir sonucu idi; onlar, bir diriliş karşısında bulunduklarını hemen hiçbir zaman fark etmemişlerdir. Kuşkusuz, Devrimin yeniliği mutlak görünür; devrim geçmişle ilişkiyi keser ve akla uygun, adil ve eskisinden köklü biçimde farklı bir rejim kurar. Ama, yine de bu mutlak yenilik ilkenin ilkesine bir dönüş olarak görülmüş ve yaşanmıştır. Devrim, adaletsizlikten önceki, Rousseau'nun dediği gibi, bir adamın bir dönüm toprağın etrafını çevirerek "Burası benimdir" dediği andan önceki ilksel zamana dönüştür. Eşitsizlik, ve onunla birlikte anlaşmazlık ve ezme o gün başlamıştır: Tarih. Kısacası Devrim birinci derecede tarihsel bir edimdir ve yine de tarihi yadsıyan bir edimdir: Onun temelini attığı yeni zaman ilksel zamanın yeniden kuruluşudur. Tarihin ve aklın çocuğu olarak Devrim, düz çizgisel, art arda gelen, hep tekil olan zamanın çocuğudur; söylencenin çocuğu olarak Devrim, yıldızların çekimi ve mevsimlerin dönüşü gibi, çevrimsel zamanın bir ânıdır. Devrimin doğası ikilidir, ama, onu ancak iki öğesini ayırarak ve söylensel yönünü atarak düşünebiliriz. Buna karşılık, onu, ancak iki bileşenini birbirine geçmiş biçimde tutarak yaşayabiliriz... Onu, aklın öngörülerine yanıt veren bir olay olarak düşünüyoruz ve bir gizem olarak yaşıyoruz. Onun büyüsünün gizi işte bu bilmecede yatar. 

Octavio Paz, Şiir Söylence ve Devrim, "Öteki Ses Şiir ve Yüzyılın Sonu" içinde, Suteni Yayıncılık 1995, çev. Hüseyin Demirhan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Words Words Words" (Hamlet)