Perşembe, Haziran 06, 2013

Büyük Çapulcu Tehlikesi

Bir süredir tuhaf bir şeylerin olacağı belliydi…

Çok uzun zamandır herhangi bir konuya ait olmak istemeyen, her hangi bir öyküde yer almak istemeyen, herhangi bir varoluşun içinde veya dışında yer almak istemeyen, sesi ve soluğu çıkmayan ama yinede yaşadığı kesin olan bir canlıdan söz ediliyordu. Bu canlının üç beş çapulcudan  oluştuğu da söyleniyordu. Daha çok sokağa ait olanların, sokakta yaşayanların içinden geçen bu tuhaf canlının henüz ne yapacağı belli olmadığından ezilmesi de gerekebilirdi. Ve en son görüldüğü yer de Taksim Gezi Parkıydı. Söylentiye göre parkta görülen bu canlı Yasa olmadan izinsiz yaşıyordu… Söylentiye göre bu büyük bir tehlike olabilirdi…

(…)

Kısa bir süre sonra, geçtiğimiz hafta, hiçbir hak-hukukla ilgilenmeyen, haklarının olup olmamasını ve   sorunlarının çözülüp çözülmemesini umursamayan, tersine, hakları ve sorunları ele geçirmek isteyen yeni bir özne tipi doğdu: “çapulcular”. Bu  öznellik Gezi Parkı protesto eylemlerindeki kararlı ve direngen tavrıyla herkesi kendisine hayran bırakmıştır. İktidarın tüm gücüyle yok etmeye çalıştığı bu öznellik büyük bir kitle hareketine dönüşmüştür. Eşik geçilmiş ve sonunda bu büyük “Kitle” ortaya çıkarak kendini keşfetmiştir.

İstanbul Taksim’de herkesin kendi kurtuluşunu serbest bırakarak katıldığı bu eylemlerde  Gezi Parkı ve diğer her şeye karşı yapılan saldırılar bozguna uğratılmıştır. Vatan, Millet, Devlet, Demokrasi, Dil, Kimlik  vb. şeyler üzerinden ölüme ve yasaya  zarif ve kurnaz tekniklerle tabii kılınmaya çalışan herkes ve her şey dünyanın tüm hayırlarıyla saf-tutup ortak bir cephe oluşturmuştur. Günlerdir süren sokak savaşlarında polisin polisten başka bir şey olmadığı, iktidarın ve devletin tüm organlarıyla birlikte ölümün en adi suç ortakları oldukları yenilgilerinin ışığı altında ortaya çıkmıştır. Bir parça hayat için, bir parça toprak için, ve belki de son kale savaşı olarak da görülen bu büyük olayda tüm ilkler bir araya gelmiştir. Sokak sokak barikatlarla örülen ağlarlarla yaşam korunmuştur. Mücadele ve direniş yalnızca kazanılmakla kalmamış, iktidar deşifre edilmiş, ona karşı kudretin ve  eylemin gücü kanıtlanmıştır. Siyasetin tüm mekanizmalarına karşı, siyasetin tüm figürlerine karşı, ve bizzat siyasete karşı politik olan yeniden ortaya çıkmıştır. Kitle, Devrimi eylemin sonsuz çeşitliliği ve sonsuz sürekliliği içinde yakalamıştır.

Model kişiliklerden model hapishanelere, model düşüncelerden model hayatlara kadar, inşa edilmek istenen model bir dünya  adına, doğaya ve doğamıza yapılan sinsi saldırıların görünmezliklerinden uydurulmuş Demokrasi rejiminin düştüğü bu durumun tüm sonuçları  henüz ortaya çıkmamışken, şekilsiz dostluklarla çapraz ilişkilerle biraraya gelen Kitle, kenarlarını çoğaltarak, özgürlüklere yer altı geçitleri açmaktadır. Belki de bu olaya verilecek en güzel ad “BüyükTehlike” veya “Mayıs Tehlikesi” olacaktır.

Tüm kaçışlardan örgütlenmiş bu hareketin devinimi devam ederken, iktidar ve sürüngenleri, anlamaya ve bilmeye doğru sıkıştırmak istedikleri bu tehlikeli olayı kodlamak için kitlenin içinden destek beklemekte, kendilerine ait olamayacağını bildikleri olayı akla ait hale getirmeye çalışmaktadırlar.  Oysa tamamen sokağa ait bu olay herkesin de hemfikir olacağı gibi tehlikeli bir olay olduğundan ele avuca gelmeyecektir.  Gençlik, konforunu korumakta ısrar eden bu yetişkinler rejiminin ayrıştırıcı ve baskıcı tüm stratejik müdahalelerine karşı çocukluğun bizimle birlikte yaşadığını ve bu direnişin asıl kaynağının devam eden çocukluğumuzun parmak ucu dokunuşları olduğunu göstermiştir.

Roza N.L.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Words Words Words" (Hamlet)