Çarşamba, Ekim 02, 2013





-gilles deleuze

… Her yazı yazdığımızda, başka birini konuştururuz. Örneğin klasik dünyada, konuşanlar bireylerdir. Klasik dünya bütünüyle bireysellik biçimi üzerine kuruludur; burada birey varlıkla eş olarak konumlanmasında görürüz. Romantik dünyada, konuşanlar kişilerdir ve bu çok farklıdır: kişi burada temsille eş varoluşta olarak tanımlanır. Yeni dil ve yaşam değerleriydi bunlar. Bugünkü kendiliğindenlik, yalnızca anonim güçlerden de kaynaklanmayan sebeplerle, belki hem bireyden hem de kişiden kurtulmuştur. Biz uzun süre şu alternatifte esir kaldık: ya bireyler ve kişiler olacaksınız, ya da farkların silindiği anonim bir zemine katılacaksınız. Oysa biz birey-öncesi, kişisiz tekillikler dünyasını keşfediyoruz. Bunlar ne kişilere, ne bireylere, ne de farksız bir zemine gönderme yapıyorlar. Birinden diğerine geçen, çalan ve uçan, zor kullanan, taçlanmış anarşiler oluşturan, göçebe bir mekânda oturan, hareketli tekillikler bunlar. Sınırlar veya çitler uyarınca, sabit bir mekânı yerleşik bireyler arasında paylaştırmakla, açık bir mekânı çit ya da mülkiyet olmaksızın tekillikler arasında paylaştırmak arasında büyük bir fark vardır. Şair Ferlinghetti dördüncü tekil şahıstan bahsediyor: konuşturmayı denememiz gereken bu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

"Words Words Words" (Hamlet)